lost etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
lost etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Ekim 2009 Cuma

22 - Doktor Desmond

Kanal D'de sabah saatlerinde yayınlanan "Doktorum" programının sunucusu Dr.Aytuğ Kolankaya'yı sürekli Lost'daki adamım Desmond Hume'e benzetiyorum.Hele mavi kostumüyle Dr.Kolankaya sanki Dharma girişiminden birisi gibi.Hatta programa gizemli rakamları girmiş de koşarak gelmiş gibi bir havası var. Sakal bıraksa daha da aynı olabilir.




4 Eylül 2009 Cuma

13 - Lost ve Dublaj


Uzun süredir bu konuda yorum yazmak istiyordum ki ekşide falan yazmadığım için üye olduğum bir Lost grubunda bu tartışmanın tazece açıldığına denk geldim.Tabi ilk yorumlar birçok forumda olduğu gibi "Dublajlı Lost iğreanç"şeklindeydi ve tabi ki ilk karşı yorum benden geldi.Devamında her iki tercihten görüşler geldiğini gördüm.Şahsi görüşlerim şu doğrutudadır:

Ben rastgele seçerek online izlediğim için her iki şekilde de izledim.Lost’u izlemenin keyfi dublajlı izlemekle çıkar.Backgroundunda bu kadar detay barındıran bir diziyi altyazı takip etme çabası içerisinde izlemek bu detayların büyük oranda gözden kaçmasına neden olacaktır.Hele ki orijinal dil ile altyazının okuma sürelerinin farklılıkları (hele hele Sun ile Jin’in yerel diyalog sahnelerinde) çok farklı olacağından bu takip çabası da kaçınılmaz oluyor.Kate ve Sawyer’ın sesleri orjinalinde çok cılız ve ruhsuz.Seslendirme sanatçıları resmen birçok karaktere etkili tonlamalarını orjinalinden daha etkili yaşatmışlar.Özellikle Sawyer’ın ve John Locke’ın dublajını tavsiye ederim(+Hurley).Zaten Hurley’in “Moruk”, Desmond’un “Bilader” diyişini dublajlı dinlemediyseniz Lost’u oturun baştan izleyin derim. Altyazı izleyen arkadaşlar alışkan oldukları için yadırgayabilirler ama dublaj özellikle bu dizide %20 daha bir tat katan bir etken.

1 Eylül 2009 Salı

9 - sevdiğim sahneler

yani şimdi ne bu gerilim,bu heyecan?.. sahnenin sonunda "oh olsun" dedim gereksiz adrenalin harcayıp harcatanlara.Dizide en sevdiğim bir karakterdir kendisi aynı zamanda.Finalde izleyin sevimli DOST'u.

23 Ağustos 2009 Pazar

1-iki benzer durum üzerinden



LOST 'u bu yaz geniş zamanda izlemeye karar verdim.Tabi her gecikmişler gibi bir sezon/bölüm yığılması ile karşı karşıya kalarak az zamanda çok yol,kısa sürede çok merakı giderme telaşı içerisine girdim.Bir taraftan izlerken bir taraftan oluşan yan kültürü takip etmek gerekiyordu.Üçüncü sezon itibariyle danışan ve soran olmaktan,yorumlayan olmaya geçme hakkı kazandığımı hissettim.Aynı günlerde yine bir gecikmişlikle okuduğum Puslu Kıtalar Atlası'(İhsan Oktay Anar-1995)nda geçen bir olayın Lost'un 3.sezon 4.bölümündeki(Orjinal yayın tarihi: Ekim 25,2006) bir durumla benzeş olduğunu farkettim.Ben'in Sawyer'a kalp pili takması sonrası yaptığı uyarı kitapta Ebrehe'nin Hınzıryedi'ye içirdiği ilaç hikayesi ile aynıydı.Birisi artık heyecanlanmamalıydı,diğeri hergün hap almak zorunda olacaktı.Ama her ikisi için de bu durum sadece aldatmacaydı. Ben,Sawyer'a bunu açıkladığında kitaptaki sahne aklıma gelmişti.Bölüm bittikten sonra internette araştırdığımda bu benzerliğin farkedilmediğini gördüm.Sizlerin fikirlerini almak isterim.Ne dersiniz? çalıntı ve esinlenme iddialarının hayli fazla olduğu bu dizide bir parça da Türk katkısı olabilir mi?