hayvansever etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hayvansever etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Ekim 2011 Cumartesi

Hayvanlar için çalışmalarımız

Sosyal medyada hayvan savunuculuğu adına sık sık bir şeyler yazıyoruz.Neticede tanımayan bilmeyenler için oturduğumuz yerden ahkam kesiyor gözüküp,somut bir şeyler yapmadığımız gibi bir görüntü olabilir. O nedenle son zamanlardan bir kaç fotograf eklemek istedim.

Kum karıyoruz



tuğla taşıyoruz


onlara barınma yerleri yapıyoruz







sularını ve mamalarını veriyoruz





sağlıklarıyla ilgileniyoruz





bazen sizlerden mamalar alınca yüzümüz gülüyor,


onları sokak sokak dolaşıp sahiplerine veriyoruz

















tüm bunları yaparken az kişiyiz, şimdi dernek kurduk ve çoğalıp güç olmayı planlıyoruz.şimdilik özetle bu..

10 Haziran 2010 Perşembe

Ata'nın hayvan sevgisi

Zülfü Lİvaneli'nin "Veda" filminden Atatürk'ün hayvanlara duyduğu sevgi ve ilginin yansımaları..


ve fotograflar..
(üstüne tıklayınca büyük boy görebilirsiniz)









2 Ocak 2010 Cumartesi

38 - Evcil Hayvan Taşımacılığı


Geçtiğimiz yaz başında kedimi şehirlerarası bir zorunlu yolculuğa çıkartmak durumu hasıl olmuştu. Bunun için en kısa süreli ve konforlu olabileceğini düşündüğüm havayolu şirketlerini aradım bilgi almak için.Öncelikle aşıların tamam olması zorunluluğu vardı ki bu çok gerekli bir talep. Diğer koşul hayvanın 5-6 kg.dan aşağı olması ve kafesiyle toplam 5-6 kg.ı geçmemesi zorunluluğu.Eğer hayvanınız kafesiyle beraber bu ağırlığı geçerse bagaj kabinine konuluyor.Eğer geçmezse yanınıza alabiliyorsunuz.Bir diğer nokta da eğer o uçakta sizden önce birisi evcil hayvan taşıma talebinde bulundu ise siz başka uçağa bilet almak zorunda kalabiliyorsunuz.Bu koşullar havayolları için çok anormal değil aslında.Ama kimse çocuğu gibi gördüğü evcil hayvanının bagajlarla birlikte seyahat etmesini istemez.En azından bunun havayolunun belirlediği bir veteriner raporu ile hangi bölümde seyahat edeceği belirlenmelidir.Kocaman Danua cinsi köpeği yolcu kabininde taşımak illa ki abes ama bir kedinin kafesinde sakineştirilmiş şekilde seyahatinin kimseye zararı olmayacaktır.Küçük bir köpek,kaplumbağa veya kuş içinde geçerli bu durum.Karayolları firmaları ise tam bir facia. Bazıları hiç bir şekilde taşımayı kabul etmezken bazıları ancak ve ancak bagajda götürebileceklerini belirtiyorlar.Düşünsenize 12 saatlik bir yolculuğa çıktığınızı.Molada bagajı açmak muavin insiyatifinde.Bagajlar birbirinin üzerinde sıkış tepişken yollarda sağa sola viraj dönüşleri ve mıcır çakıl hendek gibi kısımlardaki zıplamalarda o hayvancık ya kendi çıkardığı ile ölecektir ya da korkudan ölecektir.Sizin bu koşullar içerisinde çocuğu 12 saat boyunca "zırlayarak" yolculuğu size zehir eden bir aileye itiraz hakkınız yoktur.Telefonlar konusunda getirilen yasağın teknik olmaktan çok seyahat huzuru adına yapıldığı artık herkesçe bilinirken bu huzuru altüst eden çocuklara çözüm bulunmamakta hayvanlar ise özel seyahat koşullarına mecbur bırakılmaktadır.Bu uygulamalar yurtdışında ne şekildedir bilemiyorum ama ülkemizde bunun artan bir sıkıntı halinde olduğunu biliyorum.Bir başka sorun da hayvan mezarlığıdır ki şimdilik ona girmiyorum.THY ve bazı havayolu firmalarının konuyla ilgili linklerini aşağıda ekliyorum.Havayolları konusunda çok sorun yok belki ama her yerde hava alanı veya herkesin özel arabası da yok ne yazık ki.Lüks bir sorun gibi gelebilir belki ama ben evimi taşırken yaşadığım ve zorda kaldığım en büyük sıkıntı buydu.Neticede "can"gözüyle bakılmaması dahi bizi incitebiliyor.linkler:
http://www.thy.com/tr-TR/services/passenger_services/pets.aspx
http://www.flypgs.com/sikca-sorulanlar/evcil-hayvanlar.aspx
http://www.sunexpress.com/xq-tr/tr/ucus-bilgileri/bagaj.jsp#c3759

15 Kasım 2009 Pazar

29 - Yeni Kedi Alan Acemilere


Geçen gün evli bir arkadaşım eşiyle evlerine yeni bir kedi aldıklarını ve benden duyacakları tavsiyelere ihtiyaçları olduğunu söyledi.Ben de aklıma gelenleri yazıp gönderdim.Belki başka ihtiyaç sahiplerine de bir yardımım olur bu anlamda.

Kural 1: siz bir kedi sahibi değilsiniz.artık kedi sizin bir sahibiniz.bunu böyle belleyin.onların belli huyları ve yaşam alışkanlıkları vardır ve öldürseniz değiştiremezsiniz.ama öldürmeyin.

Kural 2: Bir gün terkedecekseniz veya sokağa atacaksanız şimdi yapın.İlerde yalnız kalırsa o güne kadar ev ve ilgi dolu yaşama çok alıştığı için sokak koşullarını yitirmiş olacağından çok yaşayamayacaktır.

Kural 3:Temel ihtiyaçlar: - Mama (kuru mama sağlığı için şart ama gidip marka almayın.açık kuru mama alın.ucuz ama lezzetli bişi sorun işte.bizimki 250 gramı 2 tl den aldığımız mamayı afiyetle yiyor.arada bir balık ve tavuk da verin ama haftada 1 günü geçmesin bu.çok kilo almamalı.sağlığı için zararlı) - Su (sık sık değiştirin suyunu.Yazın özellikle su çok tüketirler her canlı gibi ki böbrekleri bizden hassastır) 3- uyku (istediği yerde uyur istediği zaman da yerini değiştirir.Bir sabit yere battaniye gibi bişi koyun o sık sık orada uyur.günde 12 saat en az uyur.bu hayvana bişey mi oldu demeyin.-ilgi (konuşun onunla.naptın kızım oğlum iyi misin bişey ister misin zart zurt.muhabeti severler.her sorunuza cevap vermesini sağlayın.hoşlarına gider.gelir size sürtünürse bu "seni seviyorum" demektir. - tuvalet (bu çok önemlidir.kediler dünyanın en temiz hayvanlarıdır.tuvaletlerine acaip önem verirler.kristal kum alın ve sarılaştıkça,haftada bir en fazla 10 günde bir gibi değiştirin yenisi ile.Bir plastik küvet veya özel kapalı wc alabilrisiniz.içine kristal kumu dökün.o çişini kakasını yaparken asla ona bakmayın ve yanında durmayın.yapamazlar)

Kural 4: o istediği zaman size sevdirir,siz istediğinizde o istemezse sizden soğur.ne demek ulan herşeyini veriyoruz tabi sevcez demeniz bişeyi deiştirmez onu da nankör kılmaz.severken gıdısını okşayın.tahtalardaki su yolu misali tüy yoluna doğru okşayın.yani ne yöne gidiyorsa tüyler o yöne doğru.Kafasını severken de köpek sever gibi sevmeyin.okşayın.kedi kadın gibidir.hep nazik hep özenli hep onun istediği gibi olmak zorundasınız..

Kural 5: yıkanmaz.onlar kendilerini temizlerler.dilerseniz yumuşak bir tarakla tüylerini tarayabilirsiniz (izin verirse) bu tüylerinin dökülmesini önler bir nebze.marketten bi scotchbrite tüy toplayıcı roll alın

Kural 3 ve 5 e ek: tuvaletinde pislik birikmemesini sağlayın.2 günde bir plstik kürekle alın atın. kedilerin dilinde özel temizleyici madde vardır.o nedenle suya ihtiyac duymazlar.bazı ilginç şaşılası kediler hariç çoğu suyu sevmez.

Kural 6: Parfüm,kolonya vs gibi alkollu ve keskin kokulu şeyleri sevmezler ve kaçarlar.Onlar bizim aldığımızdan 5 kat daha fazla alırlar kokuyu.düşünsenizeo şiddette bi kolonya ya da parfüm kokusunu.

Kural 7: çimen: bir saksıya çimen tohumu ekin.uzasın ve ona gösterin.o her sabah dişlerini kaşıyacaktır o çimenlerle.bu onların başağrısı mide ağrısı gibi problemlerinin çözümüdür.

Kural 8: Bir veterinere kayıt yaptırın.aşıları düzenli yapılsın.kist aşısı olduğu sürece tüyün size hiçbir zararı yok.aynı veterinere gtürün hep ve kartını telefonunu alın

7 Ekim 2009 Çarşamba

20 - Ne Görüyorsunuz?


Fotografını gördüğünüz durum sanırım içinizde çok iyi hisler bırakmamıştır.Muhtemelen bir katliamın,bir savaşın ya da bir sefaletin ardında bıraktığı bir görüntü olduğunu tahmin ediyorsunuz.Durum olarak doğru ama fotografta gördüğünüz haliyle düşündüğünüz gibi insanların yaşadığı bir durum değil.Daha doğrusu "Sokak Hayvanları"nı canlandıran sanatçıların oynadığı "EZBER" isimli kısa filmden bir görüntü. Tolga Öztorun benim hep gerçekleştirmek istediğim bir hayali gerçekleştirmiş.Umarım uzun metraj olarak da çekme imkanı olur.Ezberimizde olan sözlerden birisidir;"Onlar hayvan,alışkınlar,bulurlar yemek,korunurlar soğuktan merak etme.." yıllardır duyduğum bu kendimizi kandırma sözlerinin mantıki dayanağı nedir bilemiyorum.Yıllardır evimdeki ve sokaklardaki hayvanları besleyen birisi olarak onları görmezden gelme kandırmacasının bir vicdan bastırması olduğunu düşünüyorum.Ezber filmi bu vicdanın üzerine gidiyor.İzleyip kendinizi sorgulamanızı isterim.Buna 15 dk.zamanınız ve dayanma gücünüz var ise.İnsan neler hissediyorsa hayvan için de aynı şey geçerlidir.Hele ki inancı olan insanların onları görmezden gelip zulmetmesi daha da beni üzüyor.İster sevap ister iyilik ne isim altında olursa olsun onlar için yapacağınız herşey kustaldır.Bu filmi izleyelim.

12 Eylül 2009 Cumartesi

15 - "Pisi Pisi"ne


İnsanlarımızın kendi canlarını bile sadece "O an" düşündüklerini ve kendilerinden başka canlıların varlığını felaketler olmadan dahi farketmediklerini düşünürsek bu kadar "telef" (insan için artık daha yakışıyor bu kelime) e şükretmek bile gerekiyor.Hayvanseverlerin sağduyusu ve aktif hayvanseverlerin enerjileri ile (çünkü üşenmemektir aslolan) epey bir "can" kurtuldu. Allah hepsinden razı olsun.Canveren hayvanlar (kedilerdi) çırpınarak "pisi pisi"ne öldüler. Kaçamadıkları,kafeslere sıkışıp kaldıkları için.Yakınımdaki sokak hayvanlarının günlük hayatlarına katkıda bulunma gayretim devam ederken bile orada o felakete uzanamamak içimi çok acıttı.Umarım bundan sonraki yaşamlarına daha iyi şartlarda ve daha acısız devam ederler.Ve umarım vicdanlar daha hassas olur "diğerleri" konusunda.